Hüseyin ve Kezban Hatemi

hüseyin
HÜSEYİN HATEMİ
1939 yılında İstanbul’da doğan Hüseyin Hatemi, mezun olduğu İstanbul Hukuk Fakültesi’nde 1960′dan itibaren sırasıyla fahri ve kadrolu asistanlık yaptı.

Doktora, doçentlik, profesörlük derecelerini ve unvanlarını aynı üniversitede alan Hatemi’nin doktora tezi, İslam hukuku ile mukayeseli olarak vakıf kurma işleri, doçentlik tezi ise hukuka ve ahlâka aykırılık kavramı üzerine oldu.

Profesörlük çalışmasında medeni hukukta tüzel kişiliği ele aldı.

İslam düşüncesi ve hukuk konusunda 40′a yakın telif ve çeviri kitabı bulunan Hatemi, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Ana Bilim Dalında Kürsü Başkanı olarak görevini sürdürüyor.

kezbn

KEZBAN HATEMİ
1972′de istanbul üniversitesi hukuk fakültesi’nden mezun oldu. aynı yıl hüseyin hatemi ile evlendi. istanbul barosu’nda kayıtlı serbest avukat olarak çalışan kezban hatemi, eşinin tersine hararetli ve hızlı konuşmalarıyla tanındı. uzmanlık alanları islam hukuku, insan hakları, kadın hakları, çocuk hakları ve hayvan hakları olan hatemi, halen darülaceze vakfı mütevelli heyeti üyeliği görevini de yürütüyor.

akp ye kapatma davasi polemiği sırasında “cumhurbaşkanın davaya konu edilmesi anayasal suç” diyerek gündeme gelmiştir.

31 Yanıt to this post.

  1. Posted by bircan demir on Kasım 28, 2008 at 4:05 pm

    selam aslında eşini cok cok seviyorum. bu sevgim hem dini bağlamda hem de görüşleri dolayısıyla(bazı) ama eşinin görüşlerini hiç hiç beğenmiyor ve onaylamıyorum. hele DAĞA CIKANLAR HAKLI sözünden sonra iyice uzak oldu bana. böyle bir hanım efendi nasıl bunu söyler hayret ettim doğrusu. hele hele böyle bir konu hakkında ki bu konu bizim kanayan yaramız, nasıl böyle bir tahlihsiz yorumu yapabilr. elini vicdanına koysun ve katilliğin caniliğin ve daha buraya yazamayacağım birçok kötü kelimeyi en çok hakeden yaratıkların nasıl haklı olabileceğini bir kez daha sorgulasın. haddim olmayarak söylüyorum ki eğer bu talihsiz açıklamaları yürekten yapmışsa HÜSEYİN HATEMİ gibi bir ehli beyt aşığına hiç mi hiç yakışmayan bir eş…

    Yanıtla

  2. Posted by OZKOC SUMER on Aralık 17, 2008 at 10:16 am

    16 ARALIK 2008 SALI GECESI BU KADINCAGIZI HABER TURK’TE IZLEDIM.
    COK YAZIK EN IYISI BIR KOSEYE CEKILIP OTURMASI HEM TURK MILLETI ADINA HEM KENDI RUH SAGLIGI ACISINDAN DAHA DOGRU OLACAK. DIS DUSMANA IHTIYACIMIZ YOK ICIMIZDEKILER YETIYOR

    Yanıtla

  3. Posted by sultan acar on Aralık 17, 2008 at 11:15 am

    sızı şiddetle kınıyorum devletımı mılletımı savunumıyorsun hala sehıtler verıyoruz cagdaş duşüncebu degıl çok yazık ermenılerın bıze yaptıklarını hıc mı okumadın

    Yanıtla

  4. Posted by Edibe yazar on Aralık 18, 2008 at 11:53 am

    Tek soru..

    hatemi türk müdür..

    yada ne mutlu türküm diyebilmişmidir..

    Yanıtla

  5. Posted by harun artuç on Aralık 18, 2008 at 10:10 pm

    kezban hanım uzun süredir sizi ilgi ile izleyen biriyim ancak son zamanlarda yaptığınız bu millet ile alakalı koymuş olduğunuz tavır beni gerçekten şok etti azeri kökenlibiri biri olarak sizde şunu görüyorum yoldan çıkmış bu milletin ekmeği ile büyümüş ve onu sırtından vuranlar ile kolkolasınız bunu hukuk şemsiyesi altında dillendiriyorsunu 1915 olayları az veye çok bir hukuk zemininde cereyan etmiştir. ve hiç kuşkusuz haklar hak edildiği zamanlara göre degerlenir ancak tarihin hiç bir döneminde biz bu hukukun güzelliğinden faydalanmadık doğu bölgesindeki ermeni olayaları sizi ilgilendirmiyor 1985 yılında rusların kundakladığı ermenilerin tetikcilik yaptıgı bakü karabağ olayları karabağ savası can azerbayacanın 1/3 işgali 2milyon azerinin halaen sürgünde olması sizin hukuk anlayışınızın neresinde bu alçaklığa hiç sesiniz çıktığını görmüyoruz herhalde ermeni diyasporasından maddi destek alanlar ARASINA KATILMAK size onur veriyordur. bu millet sizingibileri sırtında çok taşıdı zamanı geldiğindede kaldırıp yere vurmasınıda çok iyi bilmiştir.karşı taraftan sizin gibi davranış serileyen birileri hiç görülmedi devletini milletini sırtından vuranı tarihte batı medenbiyetinde hukuk anlayışı altında böyle bir basireti kimse göstermedi ancask sizin yalakalığınız yanınıza kar kalacaktır bu millet sizi utanc duvarına asacaktır. bu millet size hak ettiğinizden fazla sayğı gösytermiş sizde bunun bedelini basit bir nokta küçülerek vermiş oldunuz.

    Yanıtla

  6. Posted by fakir47 on Aralık 19, 2008 at 8:31 am

    bu bayanın eli öpülür
    çünki bunun yaptğını değil ermeni devleti tüm devletler bir araya gelse yapamazdı .
    zaten aydınlar dediğimiz kişiler bizim içimizdeki karacigerin üzerindeki yeşil maddeye benziyorlar ama bizler onuda eritmesini biliriz

    Yanıtla

  7. Posted by fakir47 on Aralık 19, 2008 at 8:33 am

    aydın ama neyin aydını bunlar olsa olsa bir tarihte fransızların önünü e düşüpte kundaktaki çocukları vahşice öldüren kana susmışların çocukları gibi geliyor bana değilse isbat etsinler

    Yanıtla

  8. Posted by hakan yalçın on Aralık 21, 2008 at 12:00 pm

    Kezban hatemi kimdir ? Tarihçi mi…

    Yanıtla

  9. bu ülkenin ekmegini yiyen, suyunu icen ve kendini aydin olarak niteleyen,insanlarin bu ülke insanina ihanetini duyarli bir yurtas olarak gercekten hazmedemiyorum.sayin hatemiyi ve esini türk milletinin hassas oldugu konularda daha duyarli olmalarini rica ediyorum.bu millet tarihin hic bir döneminde soy kirimci olmamisdir,tarihe iyi bakmalarini dilerim bir akademisyen olarak ispanyanin zulmunden yahudileri kurtaran hangi milletdi sormak gerek,osmanlilin hangi sebeblerden ortadan kaldirirdini bilmesi gerek icerden vedisardan bir ihanet söz konusu degilmiydi ve osmanli bir somurgeci zihniyetin tezahuru sonucu sonlandirilmadimive buasil millete kefen bicilmedimihala bicilmiyormu son otuz senediramac osmanlida oldugu gibi aziz vatanimizin bolunup parcalanmasiki ALLAH korusun ve netice buyuk ermenistan ve kurdistan kurdurulmasi hayali degilmi?ve kurdurulacak kurdistannin kulleri üzerinde nilden frata kadar olan cizgi üzerinde buyuk israil hayali yatmiyormu simdi sizlere ve özür diliyorum kampanyasina destek veren sözde aydin ama benim icin ihanet sebekesinin elemanlarina sormak gerek kimden yanasiniz?

    Yanıtla

  10. Posted by NURETTİN on Aralık 22, 2008 at 10:22 am

    sizler ne aydını olduğunuz belli olmuştur.sizler ve sizin gibiler karanlık güçlerin karanlıkların gölgelerisiniz. yazıklarolsun yediğiniz ekmeğe ve soluduğunuz güzelim memleketimizin havasına

    Yanıtla

  11. Posted by NURETTİN on Aralık 22, 2008 at 10:23 am

    yazıklar olsun ne aydınımn sizler ve sizin gibiler ancak karanlıkların tam cahillerisiniz.

    Yanıtla

  12. Posted by MEHMET VEHBİ TAYYAR on Aralık 22, 2008 at 12:05 pm

    Sizin ne mal olduğunuzu millet olarak çok iyi belledik. Zamanı gelince de bunu size hatırlatırız. Atalarınız bile böyle bir ihanetin, aymazlığın önde gideni olmamışlardı. Özürcülerin tamamını nefretle kınıyorum. Allah’tan temennim bir yudum bağışlanmaya hem bu dünyada hem de ahirette muhtaç kalınız.

    Yanıtla

  13. sözde aydin ama daha kendilerini dahi yeterli derecede aydinlatamamis insan gürühuna söylenecek coksözü olan milletimin adina herseyden önce buinsan gürühunu siddet ve nefretle kiniyorum ,osmanlinin bir tebasi olan ermenilerin osmanlida taki hazine bakanligina kadar yükseltilen ferdleri dahi olmasina karsin bu miileti arkadan vurmaya kalkmasi ve osmanlinin tedbir olarak bunlari anadolunun baska yörelerine naklederken gelismis olaylarin neticesinde birtakim zaiatlar vermesi kasitli degilse ne zamandan beri soykirim oldu sizlere sormak gerek,ayrica daha 80´li yillarin sonua kadar sehit düsen diplomatlarimizin kani kurumadi,90`nli yillarda can azarbeycanimizin kalbi olan karabagda hocali katliamini ne cabuk unutdunuz hatirladmak gerek.ama yok sizler bunlari hatirlamaz veya hatirlamak istemezsiniz sizin ayrica bulunmus oldugunuz kürsülerde bu miilletin yararina hangi akademik calismaya imza attiginizi sorabilirmiyim.ama hayir sizler sikisdiginiz zaman bu ülkeyi terkedebilecek kadar haysiyetini serefinni dahi düsünmeyen insan gürühünu temsil ediyorsunuz asla bu milleti degil,bizlerise bu ÜLKE,BU MILLET BU BAYRAK,ve HERNEKADAR KUTSALIMIZ varsaonlar icin sehit düsmeye haziriz sizler buna varmisiniz diyemem cunkü:AYNASI ISTIR KISININ SÖZE BAKILMAZ:sizlere tarihden KOCA RAGIP PASA,nin su sözleriyle sesleniyorum yine AZIZ TÜRK MILLETI, adina .HAZIR OL CENGE EGER SULLHU SALAH ISTERSEN:biz türk milleti olarak sulha haziriz yalniz ermeni devleti ne zaman DIYASPORANIN oyuncagi olmaktan kurtulur gercekten bizlerle baris icinde yasamakister iste ozaman bu millet kendisine dostluk elini uzatana elini uzatacak kadarda ali cenab bir milletdir bunuda bilmenizi isterim.gelecegin TÜRKIYESI genc nesillerin omuzlarinda yükselecektir,sizin gibi nesli kaybolmaya yüz tutmus dinazorlarin degil zaten Uluönder ATATÜRK genclige hitabesinde bunu acikca ifadae ediyor.NE MUTLU TÜRKÜM DIYENE.

    Yanıtla

  14. Posted by yasar kara on Ocak 1, 2009 at 7:48 pm

    bartelomosun bedava avukatlığını yapmıştı. bir türk zor durumda kalsa kendisini savunsa parasız mı savunacak? hiç sanmıyorum. sanırım tonla para ister. ama bartelomosa bedava.

    Yanıtla

  15. Posted by barış on Ocak 2, 2009 at 3:48 pm

    kezban hanım kürt halkıyla ilgili açıklamalarınız beni gerçekten nderinden etkiledi ve daha mutlu etti kürt sorununu sadece sizin gibi aydınlar çözebilir kütlerin sizin gibi insanlara ihtiyacı var
    siz gerçekten sevgive saygıyı hak eden en büyük aydınlardansınız
    geçen gün haber türkte okuduğunuz kitabın ismini yazarsanız çok memnun olurum TEŞEKÜRLER

    Yanıtla

    • Posted by kezban on Haziran 15, 2009 at 6:37 pm

      katılıyorum size beyefendi anca kürt sornu böle aydınlar tarafından çözülür ki kezban hanımda konulara bakışını gerçektn beğeniyorum bunu sadece kürt sorunuyla da bağdaştırmıyorum her konuya bakış etkileyici

      Yanıtla

    • Posted by kılıç on Temmuz 9, 2009 at 7:41 pm

      BENIM BIR SORUM OLACAK AYDIN DEDIGINIZ BU HANIMEFENDI NIYE SADECE KURTLERIN ERMENILERIN RUMLARIN SOZDE HAKLARINI SAVUNUYOR. AZERI KARDESLERIMIZE YAPILAN KATLIAM BUGUN DOGU TURKISTANDA OLANLAR BALKANLARDAKI VE DUNYANIN HER YERINDEKI TURK DUSMANLIGI TURK KATLIAMI BU KEZBAN HANIMIN GUNDEMINDE OLMUYORDA NIYE SADECE BELLI KESIMIN SOZDE HAKLARINI SAVUNUYOR . YAPILAN YORUMLARI OKUYORUM BU YORUMLARI YAPAN INSANLARIN KIMISI KÜRT VE BIR TANE SOZDE TÜRK AYDINI KÜRTLERİ SAVUNDUGU ICIN BEGENIYOR BU KADINI KIMISI RUM VE BIR TANE SOZDE TÜRK AYDINI RUMLARI SAVUNUYOR DİYE BEGENIYOR BU KADINI .
      ARKADASIM GOZUNU AC BU SAHIS SADECE KÜRT RUM ERMENI VE DİĞER VAR ISE TURK DUSMANI PROBLEM CIKARAN ONLARIN SOZCULUGUNU YAPIYOR . ATATÜRK DIYOR KI ” dahili ve harici bedbahtların olacaktır “

      Yanıtla

  16. Posted by kamil on Ocak 2, 2009 at 3:55 pm

    kezban hanım kürt halkıyla ilgili açıklamalarınız beni gerçekten nderinden etkiledi ve daha mutlu etti kürt sorununu sadece sizin gibi aydınlar çözebilir kütlerin sizin gibi insanlara ihtiyacı var
    siz gerçekten sevgive saygıyı hak eden en büyük aydınlardansınız
    geçen gün haber türkte okuduğunuz kitabın ismini yazarsanız çok memnun olurum TEŞEKÜRLER

    Yanıtla

  17. Posted by YASEMİN on Ocak 2, 2009 at 6:32 pm

    02 OCAK 2009 GECESI BU KADINCAGIZI HABER TURK’TE IZLEDIM.
    COK YAZIK EN IYISI BIR KOSEYE CEKILIP OTURMASI HEM TURK MILLETI ADINA HEM KENDI RUH SAGLIGI ACISINDAN DAHA DOGRU OLACAK. DIS DUSMANA IHTIYACIMIZ YOK ICIMIZDEKILER YETIYOR.AVUKAT OLMUŞ AMA KONUŞMASI VE SUSMASI GEREKTİĞİ YERLERİ HALA O YAŞINA RAĞMEN ÖĞRENEMEMİŞ,YAZIK!

    Yanıtla

  18. Posted by ahmet özyurt on Ocak 8, 2009 at 2:30 am

    kezvan hatemi davranışları ve sözleri ile psikolojik harpte düşmanın amacı için çalışan ajan provakatöerlere çok benziyor … lozan anlaşması ile tespit edilen statüsüne sığmayan, dünya hıristiyanlarını türkiye aleyhine örgütlemek ve yönlendirmek için ekümeniklik statüsü kazanmaya çalışan patrikhanenin de paralı avukatı olduğu dikkate alınınca …

    psikolojik harp: sıcak savaş öncesi hedef kamu oyunu gevşetmeye, bilincini kırmaya, kendi kamu oyunu oluşturmaya amaçlı bir dizi propaganda etkinlikleridir. çoğu yalan hebelre , çarpıtılmış haberlere ve çarpıtılmış yorumlara dayanır.

    kezban heteminin sözleri ve davranışları türkie düşmanlarının ajan provakatörlerinin söz ve davranışlarına çok benziyor. saygılarımla

    Yanıtla

  19. Kezban Hatemi-Nazlı Ilıcak-Çetin Altan-Engin Ardıç ve benzerleri gibi olan yazarlarda yurtseverlik duyguları kırıntı boyutunda bile değil. Böyle olduğu için de halk düşmanlığı yaparlar. Halk sevgileri olaydı ülkede 20 milyon insanın yoksulluğunu, 2 milyon kişinin işsiz olduğunu düşünürlerdi. Asgari ücretlinin sofrasına sosis, sslam,sucuk gibi,süt gibi nesnelerin konulması için savaşmda bulunurlardı.Zeytin yememiş, çöp tanklarındaki ekmekleri yiyen insanların, çocukların varlığına üzüntü duyarlardı. Ama onlar için bu anlatılanlar önemli değil.Bayanların kaldırımları,araç ve apartıman basamaklarını süpüren uzun etekler giymeleri, türban takmaları daha önemli. Bunlar kimi Arap ülkelerinin devlet yöneticilerinin eşlerinin başlarının açıklığına,kısa boyutlu etek giymelerini görmezler de Türk bayanına bunları özgürlük,demokrasi adına giydirmeye çalışırlar. Çünkü inadına Atatürk karşıtı görüş taşımanın zevseklikleri onların daha çok hoşlarına gider. Şeriat ve halifeliğin çok yönşü bir baskı yönetimi olduğunu da görmezlikten gelirler. Böyleleri ülkemizi içinden çökertme tohumları taşırlar ama kesinlikle bu tohumlar kök salacak toprağı bulamayacaklardır.

    Yanıtla

  20. yorum yapan tüm arkaslari öncelikle kutluyorum eger biz bu sekilde duyarli olursak bu YÜCE MILLETI;VE BU KUTSAL ÜLKE TÜRKIYEMIZI icerden vede disardan YÜCE ATATÜRKÜN deyimiyle ic ve dis mihraklar asla yikamayacak ve amacina ulasamayacak cunku ulu önder MUSTAFA KEMAL ATATÜRK genclige hitabesinde dedigi gibi EY TÜRK GENCLIGI MUHTAC OLDUGUN KUDRET DAMARLARINDAKI ASIL KANDA MEVCUTDUR:sözüne biad edelim yeter tabiki bu kampanyayi acn vede imza koyanlar icin bu gecerli degil.son sözüm tarihin derinliklerinden bilge kaan OGUZHAN nin su sözüne her kes kula versin EY TÜRK TITRE VE KENDINE DÖN.

    Yanıtla

  21. Posted by ahmet özyurt on Ocak 19, 2009 at 3:47 am

    sevgili okuyucu arkadaş.
    bu günün stratejisinde, eskiden de olduğu üzre sandığınız gibi düşmanın casusları sadece gizli kssaları açıp planları çalmak biçiminde casusluk yapmıyorlar. hem bu tür casusluğun modası geçti, çok geçti, kalmadı artık.

    bu gün emperyalistlerin casusları karşımıza yazar mazar olarak çıkmaktadır.

    düşman, ajan provakatörleri ile, medyada yaydığı yalan haberlerle, çarpıtılmış yorumlarla, 1. toplumu porvake eder, yani kışkırtır, kargaşa ortamı hazırlar 2. toplumun moral güçlerini paralize eder, eski deyimiyle kuvayi maneviyeyi bozar / bun atalarımız ordu bozanlık derlerdi ) yılgınlık yaratır. 3. Hizmet ettiği emperyalist devletin kamu oyunda hedef devlete ve millete karşı toplu kin ve öfkeyi besler, böylece hedef devlete ve millete ( yani bize karşı ) karşı savaşa karar vermek için kamu oyu oluşturur. ( Amerikanın ıraka saldırmadan önce yaptıkları gibi )
    Bu gün kendine aydın diyen bir çok yazar maskaraları bilerek ya da bilmeyerek düşmana hizmet etmektedirler. bilse de bilmese de bunların amacı türk kamu oyunu yalan bilgilerle, çarpıtılmış yorumlarla, şaşırtıp, yılgınlığa düşürmek, birlik duygusunu ve direncini kırmak ve hıristiyan devletlerin kamu oyunda bize karşı savaşmaya hazır bir haçlı ruhu oluşturmaktır . kezban hatemiye değildir sözüm, ben konuyu açıklıyorum. uyanık olmalı, provake olmamalıyız, gerek hıristiyanlara gerek birbirmize , tarhimize yakıştığı gibi dostça davranmaya devam etmeliyiz. bilmeliyiz ki bu provakatörülerin amacı zaten bizi öfkelendirip kargaşa çıkarmak, bizim cinayetler işlememizi sağlamak ve bununla bize karşı dünyada bir düşmanlık oluşturmaktır. uyanık olup insanlara karşı kışkırtmalara gelmemeli öfkelenmemeli soğukkanlığılı ve dost canlılığı elden bırakmamalıyız. bu ajan provakatörlerin servetleri ve banka hesapları legal gelirleriyle mütenasip değildir. bu gün delilleri elimizde olmasa da tarih bunların durumunu aydınlatacak ve yüzlerini karartacak, onları ve belki çocuklarını hainlik utancına mahkum edecektir. okuyucu arkadaşların gazete ve sair haberleri, ajan provakatörlerin bu çalışma yöntemlerini bilerek okumalarını ve eleştirmelerini, onların verdikleri yalan haberleri gereçek nmuslu yazarları da okuyarak bilgilerini düzeltmelidirler. saygılarımla…

    Yanıtla

  22. Posted by İdris on Ocak 30, 2009 at 12:11 pm

    “Eksantrik Aydınlar”…

    Prof Dr Ramazan Demir

    Türk milletine ait ne kadar milli ve manevi değerler varsa onlara “zıt” olmayı amaç edinmiş insanlar tarihimizin her dönemde olmuştur, fakat hiç günümüzdeki kadar olmamıştır. Her milletin tarihinde başarılı-başarısız dönemler, yanlışlar-doğrular vardır. Yine hiçbir milletin tarihinde, kendi tarihine sahip çıkmayan, onu karalayan, kötüleyen “aydın” geçinen kimse, Türk milletinde olduğu kadar olmamıştır. Bunda bir püf nokta olmalıdır. Bunun sosyo-psikolojik ve sosyo-genetik olarak araştırılması gerektiği kanısındayım.

    Son zamanlarda, kendilerini “önemsetmek” ve kamuoyunda “bir şey oldukları” izlenimini vermek amacıyla gündeme sunulan “özürcüler-imzacılar” hareketi hakkında bazı irdelemelerde bulmak istiyoruz. Demokrasinin olduğu iddia edilen bu ülkede herkes istediğini söylüyor ve yazıyor olduğuna göre bu “özürcü- imzacıların” da yazma ve “çizikleme” hakları olduğu kesindir; o zaman bizim de bu konuda söyleyeceklerimiz olmalı, yanlış mı? Bu bağlamda hiç kimsenin kişisellik kokan haklarına en ufak halel gelmesine müsaade etmeden bazı hatırlatmalar yapmanın bir akademik görev olduğuna inanmaktayız.

    Öncelikle, bu “imzacılara” kendilerinin tanımları ve sunumlarıyla “aydın” sıfatına uyup uymadıklarını irdelemek gerekmektedir. Bu “imzacılar” gerçekten “aydın” sıfatını hak etmişler mi? Bu sıfata yakışır hal ve hareketlere, birikime, niteliklere sahipler mi? Bana göre bu husus son derece önemlidir.

    O zaman “aydın” kime denir sorusuna bir başka yazımızda cevap arayalım.

    **

    Ey “özürcü-imzacılar” sizlere bazı hatırlatmalar yapmak istiyorum; bunları iyi bellemelisiniz!

    Yıl 1840, o zaman diliminin şartlarına göre, herkesin kendi halinde yaşadığı, devletine karşı şükran borçlu olduğu bir Anadolu var… Bu topraklarda yaşayan insanları dini, mezhebi, ırkı farklı bile olsa aralarında bir sıkıntı yok olduğu bir dönem… Huzursuzluk kaydı olmayan bir atmosfer var Anadolu’da, bu farklı mensubiyetleri temsil eden insanlar arasında herhangi bir çatışma yok… Devletin görevlileri görevlerinde, halk kendi halinde ekmek kavgasını verirken vatan ve milletin güvenliğinden sorumlu kolluk kuvvetleri de cephede, kışlada, karakolda…

    Ancak uyuyan suya rağmen uyumayan düşmanın neyi nerede ne yapacağını bilmek, önceden kestirmek pek kolay değildi… İşte buna uygun bir olay gerçekleşti bir Anadolu şehrinde; Maraş’ta… Güvenlik sağlamakla görevli, “dağ başı” denilebilecek kentin ücra bir köşesinde, bir jandarma karakolu kurulmuştu… Bu Türk karakolunu iyi takip eden ve baskın için fırsat kollayan düşmanları da varmış meğer…

    Anadolu’nun “Kilikya” bölgesinde gizlice örgütlenmiş olan Ermeni çeteleri bir plan yaptılar. Beş bin dolayında silahlı Ermeni militanı gece yarısı bu karakolu bastılar; jandarma karakolunda görevli yaklaşık dört yüz dolayındaki Türk Mehmetçiğini ve subayını rehin alırlar; önce kulaklarını ve burunlarını keserek insanlık dışı bir “kin gösterisi” yaptılar. Ardından her türlü işkence uyguladılar; acıtarak, döverek öldürürler.

    Peki, bunu neden anlattım?

    Sizin bunu bilemeyeceğinizi düşünmedim!

    Zira bu kadar “aydın” geçinen birileri bunu biliyordur herhalde. Ama yine de bir hatırlatma yaptım size. Gerçi boşuna gayret ettiğimin de farkındayım, biliyorum, Türk tarihindeki Ermeni mezalimlerini hep inkar edersiniz, çünkü sizler “özürcü” “eksantrik” aydınlarsınız

    **

    Bir başka hatırlatma; yaklaşık 1870 lı yılların başları… Kafkasya’nın çeşitli bölgelerinde “gönüllü taburlar” ismi altında silahlandırılan Ermeni çeteleri, bölgede yaşayan Türk halkının yaşadığı köylere saldılar. Bölgede demografik yapıyı değiştirmek için her türlü yöntemi uyguladılar, bölgedeki Türk nüfusunun azalması böylece sağlandı.

    “Bağımsız Ermenistan” hayâlı işte bu hareketlerle somutlaşmaya başladı.

    Bunları biliyor musunuz?

    Bilmezsiniz tabii, çünkü “özürcüler” olarak Ermeni vahşetini görmezden gelirsiniz… Aydınlıkları kendinden menkul “aydıncıklar” olarak bunları okumaya, öğrenmeye, algılamaya, yorumlamaya tenezzül etmezsiniz, zira “Türk” kelimesi size “öcü” gibi gelir… “özürcü- imzacı olmak” yeterlidir her şey için…

    **

    Daha bitmedi, hatırlatmaya devam edelim; çok zor yıllar, bilinen bir zaman dilimi; 1878-1879 yılları… Yaygın ismiyle bilinen meşhur “93 harbi”… Osmanlı-Rus savaşı… Doğudan itibaren Türk topraklarını işgal eden Rus ordusuna rehberlik yapan Ermeniler… Doğu Anadolu Bölgeyi çok iyi tanıdıkları için Rus askerlerine rehberlik ederler… Türk savunma cephesi gerisinde her türlü lojistik desteği keserler, cephe gerisindeki Türk köylerini bansalar, düşündükleri demografik değişimi sağlamayı hedeflerler.

    Siz, “özürcü aydıncıklar”, evet siz, bunları bilir misiniz?

    Aslında bunu yapanların Ermeniler olduğunu siz de bilirsiniz!

    Bilirsiniz de, bilmezlikten gelirsiniz.

    Çünkü işinize öyle gelir.

    Belki de bilmiyorsunuz!

    Bilseydiniz bu milletin düşmanlarından özür dilemezdiniz.

    **

    Sizin ne kadar “insansever” olduğunuz son hareketinizle gösterdiniz. Bu yaklaşımınızdan şu da anlaşıldı; demek ki “Ermeni” iddialarını haklı buluyor ve o karalayıcı suçu siz ve sizin mensup olduğunuz “emperyal ve eksantrik” zihniyet sahibi birileri işlemiş olmalı ki “özür” bildirisi yayınlıyorsunuz.

    Bu iddialara karşın Osmanlı, Türk-Ermeni vatandaşlarını hiç ayrı-gayrı görmediği için, Ermeni vatandaşlarından onlarca paşa, onlarca bakan, onlarca milletvekili, yüzlerce bürokrat seçmiş. 850 sene birlikte aynı vatan toprağını paylaşmış, beraber sürmüş-yaşamış Türk-Ermeni birlikteliği.

    Osmanlı ve onun varisleri yapmadığı bir işlemi, işlemediği bir suçu neden ve nasıl kabul etsinler ki?

    Sizler bu suçu kabul ettiğinize göre, siz mi işlediniz o suçu, sizin mensubiyetiniz ne ola ki?

    **

    Herkes değil tabi belki birileri hatırlar sizi, “Ermeni açık oturumlarında” boy gösterip “medyatik” olmayı yeğleyen “özürcü aydıncıklar” olarak gündemde kalmayı hep amaç edindiniz.

    Aranızda “sosyo-tarihçi” olarak tanımlanan tarihçileriniz bilmez mi ki bu işin ucu nereden başlayıp nereden biteceğini? Yukarıda hatırlatmalarını yaptığımız olayları bilmezler mi?

    Bilirler, bilirler elbette!

    Peki, acaba “bilmemiş” olabilirler mi?

    Niçin, bir tek söz olsun dahi bundan söz etmezler!

    Hani “insan”, hani “vicdan”, hani “hak”, hani “barış”!

    Çünkü siz “özürcü aydıncıklarsınız.”

    **

    Yıllar 1913-1915 arası zaman dilimi… Yüz binlerce Müslüman Türk-Kürt vatandaşın kıyıma uğradığı yıllar… Yok edilen, yakıp yıkılan Türk köyleri! Durduk yere öldürülen masum insanlar; tek suçları Müslüman Türk-Kürt olmak?!

    Tabii ki bunları da bilmiyorsunuzdur (!), değil mi?

    Çünkü siz “özürcü aydıncıklarsınız.”

    **

    Bir şey daha hatırlatalım; korkarım ki siz 20.y.y. in en büyük kıyımı olan Karabağ işgalini, gerçek anlamıyla “soykırım” örneği olan Hocalı katliamını da bilmezsiniz, değil mi? Hatırlatalım, hani yüz binlerce kişi yerinden yurdundan olmuştu ya! Azerbaycan’ın yüzde 17sini işgal edip toprağı ele geçirmişlerdi ya! Hani bir milyon kişiyi sürmüşlerdi Azerbaycan içlerine! Yoksa binlercesinin hunharca öldürüldüğünü de mi bilmiyorsunuz!

    Bilirsiniz, bilirsiniz de bilmezlikten gelirsiniz.

    Çünkü siz “özürcü aydıncıklarsınız.”

    **

    Bildirinizde sözünü ettiğiniz hani “vicdan” kelimesi var ya, işte bendeniz de o bütün içtenliğimle, vicdanımın ta derininden soruyorum size; bildiğim kadarıyla Türkiye’de şu an 390 bin Ermeni vatandaşımız var.

    Peki, Ermenistan’da kaç Türk var?

    Söyleyeyim: hiç yok!

    Bunu da mı bilmiyorsunuz?

    Bilirsiniz de bilmezlikten gelirsiniz.

    Çünkü siz “eksantrik aydıncıklarsınız.”

    **

    Evet, her Türk vatandaşı gibi bendenizi de üzen menfur cinayet sonucu vefat eden Hırant (Fırat) Dink’in (Hırant kelimesinin Türkçe karşılığı, Fırat) cenazesinde “hepimiz Ermeniyiz” diye bağıranlar arasında belki siz de vardınız… Şimdi size somut bir soru sormak istiyorum; sizler, evet siz “eksantrik aydınlar”, neden şehit cenazelerinde “hepimiz Mehmetçiğiz” demiyorsunuz?

    Diyemezsiniz!

    Çünkü “eksantrik aydıncıklarsınız…”

    **

    Birkaç hatırlatma daha yaparak istiyorum, hiç bitmeyecek olan yazacaklarım ve söyleyeceklerimi burada kesmeden önce;

    1-Aranızda dedesi, dayısı, amcası, teyzesi, halası, kuzeni özetle birinci derecede kan bağı olan yakını Ermen çeteleri tarafından katledileniniz var mı?

    2-Bugüne kadar Türk milletinin milli ve manevi menfaatlerine ters gelmeyen hangi faaliyetiniz oldu?

    3-İsimlerinin başında Prof. Doç. Dr. Titri olan “özürcü-imzacılar” sizin SCİ-Expendet veya SCİ-Social veya SCI-Art atıf endekslerinde kaç tane makaleniz yayınlandı? Hangi ciddi evrensel bilim ürünü esere imza attınız?

    **

    Evet, size tavsiyede bulunmak haddim değil pek tabii ki! Zira o kadar “süper-eksantrik” aydınlıklara sahipsiniz ki!

    Dinlemezsiniz ya, yine de önermeden geçemeyeceğim; gelin biraz tarih okuyunuz, biraz geçmişe yolculuk yapınız, Türk-Ermeni ilişkilerini “Zoryan” Enstitüsünden değil, Anadolu’daki Ararat-Ahmet, Ahçik-Fatma arkadaşlığında, Vahan-Kirkor-Agop-İbrahim-Hasam-Ali dostluğunda, komşuluğunda öğrenin.

    Binlerce Osmanlı belgesinden, İngiliz arşivinden, Rus arşivinden öğrenin. İşin tüm boyutlarını bilin, anlayın ondan sonra imzanızı nereye artarsanız atın.

    Attığınız her imzanın sizi değil, bu milletin geçmişini ve geleceğini nasıl “töhmet” altına sokulacağını hatırlayın, lütfen.

    Prof. Dr. Ramazan Demir
    Department of Histology and Embryology,
    Faculty of Medicine,
    Akdeniz University
    07070-Campus-Antalya, Turkey
    Phone:0090-2422496881
    Fax:0090-2274486
    E-mail:rdemir@akdeniz.edu.tr
    http://www.r-demir.com
    http://www.ramazan-demir.com
    ***
    Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesi,
    Histoloji ve Embriyoloji Anabilim Dalı
    07070-Kampus-Antalya
    Telefon:242-2496881
    Belgegeçer:242-2274486
    E. posta:rdemir@akdeniz.edu.tr
    http://www.r-demir.com
    http://www.ramazan-demir.com

    Yanıtla

  23. Posted by günnur veli on Şubat 15, 2009 at 6:53 pm

    kezban hanım isminizi cok duydum ve tesadüf bir arkadaşımız sizin öglunuzun yanında calıştınızı örendim
    dalınızda zirvede oldunuzu biliyorum.benim bir sorunum var boşandım eşimle birlikteyken bir ev aldık ama eşim benden gizli evi satmış 2 senedir dava sürüyodu ama karar şu oldu ev satışını hakim iptal etmedi ve biçilen evin yarısı benimdi ama bir türlü alamıyoruz calışmıyor ve üzerinde hiç bir şey yok ve avukatım bana soyledi şey temize cekmemiz lazım dedi ve bir miktar para aldı yani 3 milar temize cektik ama bir sonuç gelmedi daha. bundan sonra ne olur işin gerceyide şu avukatıma güvenmiyorum .beni bilgilendirirseniz cok menun olurum.SAYGILAR HÜRMETLER

    Yanıtla

  24. aslına inanmak..

    sayın hanımefendide sanırım bunu yapıyor.

    bulgular bilgiler araştırmalar Türklerin ermeni soykırımı yapmadığını söylediği halde, bizzat ingiliz, ABD, rus kaynaklarından ve ermeni liderlerinin itiraflarında açıklandığı halde. ermenilere inanmak , pkk ya inanmak ve onların savunuculuğuna soyunmak nasıl bir yaklaşımdır yorumunu sizlere bırakıyorum.

    sanırım oda türkiyede meşhu olmanın yolunun milletine çamur atmaktan geçtiğini anlamış. Baksanıza başka prof yok gibi bütün işbirlikçi kanallar da boy gösteriyor boyuna.
    Dış düşmandan korkmam iç düşmandan korktuğum kadar..

    Yanıtla

  25. Posted by Cemal ÖZTÜRK on Mart 15, 2009 at 8:59 pm

    Hüseyin Beyi Kezban Hanımı bu sene Tanıdım.Temiz bir dostluk ortamı yaşadık inşallah bir daha karşılaşırız.Süleyman Öksüzoğlu cami İmamı Maltepe kapım ve gönlüm sizlere her zaman açıktır.

    Yanıtla

  26. Posted by hassan on Nisan 3, 2009 at 7:43 am

    Bu aile şaka gibi..
    Bartelemeos hazretleri diyen soros parasının tesevinin gülü kizban hanım…bunlar küresel projelerin gülleri,ateş gülleri Türk e yaramaz cehennem odunları..diyalogcu tayfanın azınlıkları besleyen kirli kaynaklarından domuzlarla beraber beslenenlerden şer gelir mikrop yayılır..gün gelir bu millet her birne cezasını kesecek,Amerikaya kaçmazlarsa..

    Yanıtla

  27. Posted by umut on Mayıs 28, 2009 at 8:27 pm

    Vatanını seven ve her uğurda mücadeleye hazır olan vatandaşlarımızın dinlememesi ve izlememesi gereken bir kişidir kendisi bana göre. Bir insan ekmeğini yediği vatanına bu kadar nankör olabilir. Ermenilerden özür diliyor hanımefendi. Tarihi bilmeden kulaktan dolma laflarla hareket eden birisinden de başka birşey beklenemez zaten.

    Yanıtla

Bu yazıya cevap ver